8 Aralık 2010 Çarşamba

Olsun

Yazıyı yazmak için hiç ön hazırlığım veya bir düşüncem yok şu an..Sadece yazmak istedim ve "Olsun" ulan yaz gitsin dedim..

Hayatımızda defalarca yapmışızıdır bunu mesela derse girmek istemediğimizde duyduğumuz suçlulukta kendimize söylediğimiz laf bu değil midir.."Olsun be oğlum ne olacak bir dersten"..Tabi bazen bu laf öyle güzel gelir ki 1 hafta bütün derslere girmeden bitirir insan..

Ya da ne bileyim takımın kaybettiği bir maçtan sonra "Olsun ya takım canavar gibi oynuyor haftaya kazanırız" diye avunmayan var mıdır?

Dünyanın en rahat sözlerinden biridir bu..Ama korkutucu olan sanırım şu yaşım bunu en çok kullanabileceğim zamanlar ve yıllar ilerledikçe "olsun" diyemeden yapmak zorunda olucaz bazı şeyleri..

Sorumluluk dedikleri şey bu olsa gerek adı bile korkutucu ya..Sorumluluk..

Ama bir gün gelecek ve o sorumluluğu almak için uğraşacağız..İşe girmek için,bir aile kurmak için,en önemlisi yaşamak için sorumluluk almak gerekcek..

Şimdilik bu "olsun" sözünün tadını çıkarmaya karar verdim..

Sınavlarım kötü..Olsun
Galatasaray çok kötü..Olsun
Çok uykucuyum..Olsun lan ne olacak
Ders çalışmayı sevmiyorum..Olsun

Amaç sanırım kendimi rahatlatmaktı bu yazıda..Benden bir Dostoyevski performansı bekleyen Perseis arkadaşım bunu beğenmeyecek muhtemelen..Amaan "OLSUN" ya ne olacak..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder